Yaşama önemli, yaşamada duyması lazım. Evet toprak varlık içinde, toprak mübarek bir şey de fakat toprağın özü hülasası, manası, ruhu di...
Yaşama önemli, yaşamada duyması lazım.
Evet toprak varlık içinde, toprak mübarek bir şey de fakat toprağın özü hülasası, manası, ruhu diyebileceğimiz yer, bir yönüyle Kabe'dir. Onun bir değişik yanı, önemli bir buudu Medine-i Münevvere'de Efendimiz'in gömüldüğü yerdir. Onun için Kabe varlığı ehl-i keşfe göre Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in hakkati ile eş, tev'em (ikiz) kabul edilmiştir. İnsanlar arasında bu kutbun mazharı, mümessili Efendimiz Sallallahu Aleyhi Ve Sellem'dir. İlk, "Evvelü mâ halakallâhü nûrî" temsil eder. İbadet-ü taat arasında işte insanla o Kabe arasında münasebeti tesis eden, hayt-ı vuslat olan ibadet namazdır. Efendimiz'den daha büyük insan, Kabe'den daha büyük toprak parçası, namazdan daha büyük ibadet yoktur. Öyleyse Kabe mihrabında, hakikat-i Ahmediye ufkunda, vetiresinde, Allah'a yürümenin en seri vesilesi, vasıtası namazdır. Hemen velayetin her çeşidine namazdan yürünebilir fakat namazın ciddi eda edilmesi lazım. Onun (hep arz ediyorum) susamış yanan bir insanın, içtiği suyu duyması gibi duyularak eda edilmesi lazım. Namazda çevresini görmemesi, görmeyecek kadar kör olması ve her davranışını bir askeri talim, onun da ötesinde, yerli yerince malum, tadil-i erkanı bizim mezhepte Ebu Yusuf farz görmüştür, diğer mezheplerde zaten farzdır, o da her rüknün, bütün uzuvların oturaklaşacağı şekilde eda edilmesi demektir.ve her rüknünde namazın, namazın manasını duymaya çalışma, kurbeti soluklamaya çalışma.. O kadar çok menfezi vardır ki, yerinde kıyamdan, yerinde rükudan, yerinde kavmeden, yerinde secdeden, yerinde celseden, yerinde ka'deden Allah rasat edilebilir. Bî kem-u keyf O da size cemal gösterir. Süleyman Çelebi'nin söylenemeyen sözlerinden. Sehl-i mümteni, söylenemez sözlerinden. "Bî kem-u keyf Ona gösterdi cemal." Namaz, Allah ile insan arasında, yürüyüp Ona ulaşmak için en sıhhatli köprüdür.Evet, ona önem vermek lazım. Gece gündüz hakikat-i namazı bulacağın ana kadar namaz kılmak, durmadan..kıldığın namazı hafife almamak fakat her kıldığın namazda sakîlini bulmaya çalışmak. Hafifin karşısında kullandım bunu, ağırını, okkalısını demek.
YORUMLAR